logo

reklam
15 Haziran 2020

Ariva

Çatalca’da her yıl, Haniçe kalesi önün deki çayırlıkta, Palanga eğlence bahçesi yanın da düzenlenirdi, dillere destan Çatalca geleneksel Meryam ana şenlikleri. Geleneksel bu şenliğe İstanbol’dan  Silivra’ya  özel kaldırılan vapur seferleri ile ,Tatavla’dan, Fener’den, Makriköy’den,Galata’dan, Ayestefonos’tan, Beyoğlun’dan,Tarabya’dan,Yeniköy’den  akın akın insanların gelerek  yerlere serilen keçelerin üzerinde ,evlerinde yaptıkları çeşitli zengin kültür mutfakların da hazırladıkları mezeleri açarak,ev yapımı , şarap, likör, rakıların gırla içildiği,Çatalca Sürgün karyeli Bacanoz ailesinin en güzel müzik yapan ufacık  tefecik oğulları Yorgo Bacanoz’dan  müzik ziyafeti , Çatalca’da gayrimüslim gençlerin okul mesamelerinde ,Melas (Karasu’da), kiliseye yardım gecelerin de, Çatalca merkez ve karyelerinde)köylerinde) bulunan Rum,Bulgar ilkokulların,kız okulu için yardım piyango gecelerin de gayrimüslim gençlerin bin bir zorlukla Osmanlı ‘dan izin alarak kurdukları Orfeos Musiki Cemiyeti adına canlı müzik ziyafetlerini büyük bir heyacanla dinler,foklorik oyunları ile sabahlara kadar çılgınca eğlenerek ertesi gün Çatalca’dan Silivri’ye at,öküz,kağnı arabaları ile akrabaları tarafından getirilerek Silivri’den de aynı vapur ve bazen vapurlarla, gözyaşları içinde evlerine dönerdi.Vapurda şarkılar devam eder, kalan mezeler heybelerden çıkar, son tekler de deniz kokusu ile atılır.Gelecek sene buluşulmak için sözler alınarak içilirdi.

Silivri Sirtosu

 “Sütle şeker gibi tatlı senin kara, büyük gözlerin

Sana olan aşkım yakıyor beni

Ah, acıyla dolu kalbim

Sen oyna sevdiğim ben de söyleyeyim

Sana Mayıs çiçekleri vereyim

Altın bir kanaryasın sen

Deliye döndüm güzelliğinden

Işıksın ruhuma aşkım sen

Benim olmazsan ölüp gideceğim”

1950’lerde ünlü şarkıcı Roza Eşkenazi tarafından da plağa kaydedilen Silivri sirtosunun sözleri:

Hele hele bu yolculukta yaşanmış  Çatalcalı bir Ermeni  arabacı kızın Tatavlalı bir  Rum delikanlı ile ölümle sonuçlanan aşk hikayesi var ki onu da başka zaman anlatırım. Bu aşk için yapılmış Çanakkaleli ses sanatçısının  Ariva adında  ünlü  bir ask hikayesi adli folklorik bir ezgide vardır ki. Bilmeyen dinlemeyen yoktur.

Mas Ariva adlı bu şarkı Çanakkaleli kadın şarkıcı Berta Aguado’nun sayesinde tüm dünyaca tanınmaktadır:

 Ariva

Daha yukarıda daha yukarıda
Çatalca-Silivri diyarında

Orada balıkçılar vardı

Atasözlerini avlayan

Üç kişi ata biniyordu

Ve büyük bir toz bulutuydu

Arkada bıraktıkları

Geldiler nehrin yakınlarına

Başladılar onu yıkamaya

Görmek için ne çıktığını

Açtılar kilitleri

Bir duka altın çıktı

Kralın oğluna benziyordu

Eğer diri getirebilseler

Önemli kişiler olacaklardı

Yok ölüsünü getirirlerse

Saygılar sunulacakmış

Hollanda’dandı gömleği

Yastığıysa sırmalı ve incili

Parmağında ise bir yüzük

Zengin olmaya muktedirdi”

Takhui Tovasyan Alev Ustasının torunu ,Terzi Garbisin yeğeni Çatalca Mutfağı,anılar..Teşekkürler

Share
49 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.

Google Analytics Yandex Merica