logo

26 Şubat 2017

Of Aman Offff

 

Çatalca Hastalığı-Romatizma

Çatalca’da her üç kişiden birinde  romatizma hastalığı görülmekte.Bu hastalık insan yaşamını yaşanmaz haline getiren ,yaşam kalitesini düşüren en önemli hastalıkların başında gelir. Çatalca’lı bir çok   romatizma hastasının  İstanbul Bezmialem Hastanesi Fizik tedavisi bölümünde ki doktorlarda  umut aramaktadırlar.

Peki nedir, bu romatizma hastalığı diye araştırdık ve bu dosyayı önemsedik.

Romatizma Nedir Nasıl Tedavi Edilir?

Kaslar, kemikler, eklemler ve bu yapıları birleştiren bağlarda ağrı ve hareket kısıtlılığına, bazen de şişlik ve şekil bozukluğuna neden olan hastalıklara genel olarak romatizma denilmektedir. Romatizmal hastalıklar genel olarak iltihabi olanlar ve olmayanlar olarak sınıflandırılabilir.

İltihabi olmayan romatizmal hastalıklar: Bu grup içerisinde en sık karşılaştığımız hastalıklar halk arasında kireçlenme olarak bilinen dejeneratif eklem hastalıkları (osteoartrit) ve boyun, sırt, kol, bacak yumuşak dokularında ağrı ile seyreden yumuşak doku romatizmalarıdır (miyalji, fibromiyalji, tendinit).

İltihabi romatizmal hastalıklar: Genellikle bağışıklık sistemindeki çeşitli nedenlere bağlı ( genetik yatkınlıklar, çevresel faktörler, infeksiyonlar, v.b.) bozukluklardan kaynaklanan eklemlerde ve bazen göz, kalp, akciğer, böbrek gibi organlarımızda da mikrobik olmayan bir iltihaplanmayla sonuçlanabilen sistemik bir grup hastalıklardır.

Başlıca şu şekilde sınıflandırılabilirler:

Romatoid artrit ve diğer bağ dokusu hastalıkları (sistemik lupus eritematozus, skleroderma, Sjögren sendromu, mikst bağ dokusu hastalığı, dermatomiyozit-polimiyozit, polimiyaljia romatika, antifosfolipid antikor sendromu)

Seronegatif spondilartropatiler( ankilozan spondilit, enteropatik artropatiler, psöriatik spondilartopatiler, Reiter sendromu ve reaktif artropatiler)

Behçet hastalığı

Damar iltihapları (vaskülitler)

Periodik ateş sendromları (ailevi akdeniz ateşi ve benzeri sendromlar)

Kristal artropatileri

Artrit, iltihabi romatizmal hastalıkların en belirgin özelliğidir. Artrit, oynar özellikteki eklemlerin iltihabı demektir. Artrit gelişen eklem şiş, sıcak, ağrılı, hareketleri kısıtlıdır; bazen kızarık görünümde olabilir.

Sistemik bazı hastalıklar (kronik iltihabi ve infeksiyöz hastalıklar, tümörler ) bazen iltihabi romatizmal hastalık bulguları verebilir. Yine hastalığın erken dönemlerinde, bu romatizmal bulgular esas hastalık ilişkili bulgulardan daha baskın olabilir.

Romatizmal hastalıklarda tedavi

İltihabi olmayan romatizmal hastalıklarda steroid (kortizon) olmayan antiinflamatuar ilaçlar, sıklıkla kullanılmaktadır. Bu hastalıkların tedavisinde fizik tedavi ve rehabilitasyon, nöroloji – nöroşirürji, ortopedi ve psikiyatri kliniklerinden destek tedaviler almak gerekebilmektedir.

İltihabi romatizmal hastalıkların bir kısmı tamamen iyileşmekle beraber büyük bir kısmı da iyileşme ve alevlenmelerle seyredebilmektedir. Hasta ve hekimin uyumu önemlidir. Tedavide amaç yakınmaların giderilmesi, olası organ tutulumlarının önlenebilmesi ve hastanın yaşam konforunun en üst düzeyde sürdürülmesini sağlamaktır. Erken ve uygun tedavi ile gelişebilecek eklem deformite ve sakatlıklarının önlenebilmesi mümkündür. Sistemik tutulum yapabilen hastalıkların erken tanı ve tedavisi doğrudan sağkalım üzerine etkilidir. Akut dönemde, iltihabı baskılamada kortizon tedavilerinden yararlanılmakta, uzun dönemde hastalık, temel bazı antiromatizmal ilaçlar ile tedavi edilerek hastaların kortizon alma süreleri mümkün olduğunca kısa tutulmaya çalışılmaktadır. Günümüzde temel antiromatizmal ilaçların yetersiz kaldığı hastalarda yeni biyolojik tedaviler ile başarılı sonuçlar alınmaktadır. Tüm hastalıklar gibi romatizmal hastalıkların da erken tanı ve tedavisi önemlidir.

 

 

Romatoid Artritli Hastalarda ACCP (Anti-Cyclic Citrullinated Peptide)Düzeyleri – Orijinal Araştırma

 

Özet

Bu çalışmada, tanı ve tedavide geç kalınması neticesi sakatlıklara yol açan romatoid artritli (RA) hasta gruplarında RF ile anti-cyclic citrullinated peptide (ACCP) düzeylerini saptamayı ve hastalıkla olan ilişkilerini araştırmayı amaçladık. Çalışma, Ekim-Kasım 2004 tarihleri arasında Sağlık Bakanlığı İstanbul Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Romatoloji polikliniğinde görülen (en az 5 yıldır RA tanısıyla izlenmekte olan) yaşları 35 ile 65 arasında değişen, 45’i kadın ve 15’i erkek toplam 60 olgu üzerinde yapıldı. Olguların seçiminde, seropozitif (n=30) ve seronegatif romatoid artrit (n=30) olmak üzere 2 alt grup hedeflendi. Kontrol grubu (n=20) sağlıklı bireylerden oluşturuldu. Serum RF nefelometrik yöntemle (Beckman Coulter, USA), ACCP düzeyleri ELISA yöntemi ile ölçüldü (Euroimmun Medizinische Labordiagnostika GmbH, Germany). ACCP pozitifliği oranı seropozitif olgularda (96,7), seronegatif olgulardan (%26,7) istatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlı bulundu (p<0,01). Kontrol grubunda ACCP pozitifliği saptanmadı. RF’nin sensitivitesi %50, spesifitesi %100, pozitif prediktif değeri %100, negatif prediktif değeri %40; ACCP’nin sensitivitesi %61,67, spesifitesi %100, pozitif prediktif değeri %100 ve negatif prediktif değeri %46,51 olarak saptandı. Sonuç olarak çalışmamız, RA tanısında ACCP’nin RF’ye göre daha iyi bir serolojik belirteç olduğu hipotezini desteklemektedir. ACCP antikorlarının hastalığın sınıflandırma kriterleri arasında kabul edilmesinin, bu hastalarda erken tanı ve tedavi edici yaklaşımlara ek destek sağlayacağı öngörülebilir.
Anahtar kelimeler: ACCP, romatoid artrit, RF

Summary
In this study, we aimed to determine the RF and anti cyclic citrullinated peptide (ACCP) levels in patients with rheumatoid arthritis (RA) in which early diagnosis and therapeutic intervention leads to earlier disease control and less joint damage. The study was carried out at the Ministry of Health Istanbul Göztepe Training and Research Hospital, Rheumatology Clinic on total of 60 patients (afflicted for more than 5 years) of which 45 were female and 15 were male, between the ages of 35 and 65. The patients were divided into two subgroups according to RF results seropositive (n=30) and seronegative (n=30). The control group (n=20) comprised of healthy individuals. Serum RF levels were measured by nephelometric method (Beckman Coulter, USA) and ACCP levels were measured by ELISA (Euroimmun Medizinische Labordiagnostika GmbH, Germany). ACCP antibodies were found to be positive in 96.7% of the seropositive and 26.7% of the seronegative patients and the difference was significant (p<0.01). No positive result was found in control group. It was determined that RF sensitivity of 50%, specifity of 100%, positive predictive values of %100, negative predictive values of %40; ACCP sensitivity of 61.67.%, specifity of 100%, positive predictive values of %100, negative predictive values of %46.51. In conclusion, our study supports the hypothesis that in RA diagnosis, ACCP is a better indicator than RF. It is suggested that using ACCP test as one of the diagnosis criteria of the disease, will provide additional support for early diagnosis and treatment of RA.
Key words: ACCP, rheumatoid arthritis, RF

Özet
Bu çalışmada, tanı ve tedavide geç kalınması neticesi sakatlıklara yol açan romatoid artritli (RA) hasta gruplarında RF ile anti-cyclic citrullinated peptide (ACCP) düzeylerini saptamayı ve hastalıkla olan ilişkilerini araştırmayı amaçladık. Çalışma, Ekim-Kasım 2004 tarihleri arasında Sağlık Bakanlığı İstanbul Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Romatoloji polikliniğinde görülen (en az 5 yıldır RA tanısıyla izlenmekte olan) yaşları 35 ile 65 arasında değişen, 45’i kadın ve 15’i erkek toplam 60 olgu üzerinde yapıldı. Olguların seçiminde, seropozitif (n=30) ve seronegatif romatoid artrit (n=30) olmak üzere 2 alt grup hedeflendi. Kontrol grubu (n=20) sağlıklı bireylerden oluşturuldu. Serum RF nefelometrik yöntemle (Beckman Coulter, USA), ACCP düzeyleri ELISA yöntemi ile ölçüldü (Euroimmun Medizinische Labordiagnostika GmbH, Germany). ACCP pozitifliği oranı seropozitif olgularda (96,7), seronegatif olgulardan (%26,7) istatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlı bulundu (p<0,01). Kontrol grubunda ACCP pozitifliği saptanmadı. RF’nin sensitivitesi %50, spesifitesi %100, pozitif prediktif değeri %100, negatif prediktif değeri %40; ACCP’nin sensitivitesi %61,67, spesifitesi %100, pozitif prediktif değeri %100 ve negatif prediktif değeri %46,51 olarak saptandı. Sonuç olarak çalışmamız, RA tanısında ACCP’nin RF’ye göre daha iyi bir serolojik belirteç olduğu hipotezini desteklemektedir. ACCP antikorlarının hastalığın sınıflandırma kriterleri arasında kabul edilmesinin, bu hastalarda erken tanı ve tedavi edici yaklaşımlara ek destek sağlayacağı öngörülebilir.
Anahtar kelimeler: ACCP, romatoid artrit, RF

Summary
In this study, we aimed to determine the RF and anti cyclic citrullinated peptide (ACCP) levels in patients with rheumatoid arthritis (RA) in which early diagnosis and therapeutic intervention leads to earlier disease control and less joint damage. The study was carried out at the Ministry of Health Istanbul Göztepe Training and Research Hospital, Rheumatology Clinic on total of 60 patients (afflicted for more than 5 years) of which 45 were female and 15 were male, between the ages of 35 and 65. The patients were divided into two subgroups according to RF results seropositive (n=30) and seronegative (n=30). The control group (n=20) comprised of healthy individuals. Serum RF levels were measured by nephelometric method (Beckman Coulter, USA) and ACCP levels were measured by ELISA (Euroimmun Medizinische Labordiagnostika GmbH, Germany). ACCP antibodies were found to be positive in 96.7% of the seropositive and 26.7% of the seronegative patients and the difference was significant (p<0.01). No positive result was found in control group. It was determined that RF sensitivity of 50%, specifity of 100%, positive predictive values of %100, negative predictive values of %40; ACCP sensitivity of 61.67.%, specifity of 100%, positive predictive values of %100, negative predictive values of %46.51. In conclusion, our study supports the hypothesis that in RA diagnosis, ACCP is a better indicator than RF. It is suggested that using ACCP test as one of the diagnosis criteria of the disease, will provide additional support for early diagnosis and treatment of RA.
Key words: ACCP, rheumatoid arthritis, RF


GİRİŞ
Romatoid Artrit (RA), nedeni bilinmemekle birlikte, tipik bulgularının çoğunu periferik sinovyal eklemlerde gösteren kronik, progresif, sistemik bir hastalıktır. RA tanısının erken konulması ve gelişecek artrit formunun (erozif, non-erozif) önceden tahmin edilmesi, ortaya çıkacak eklem hasarlarını önlemede çok önemlidir. Bugüne kadar RA tanısında yaygın olarak kullanılan romatoid faktör, tanıda ne spesifik ne de tamamen sensitiftir ve hastalığın patogenezi ile ilgili tam bir fikir verememektedir.
Son zamanlarda, RA’lı hastaların %40-60’ında epidermal filagrin (flaman agrege edici protein)’e karşı spesifik otoantikorlar tanımlanmıştır (1,2). Bu antikorların hedefinin, memeli deri ve özefagus epitel hücrelerinin terminal diferansiyasyonunun ileri safhalarında eksprese edilen bir protein olan filagrin olduğu ortaya çıkarılmıştır (3,4). Sitrulin, filagrin molekülünde bulunan nadir bir aminoasittir. Bu çalışmada romatoid artritli (RA) hasta gruplarında RF ile anti-cyclic
citrullinated peptide (ACCP) düzeylerini saptamayı ve hastalıkla olan ilişkilerini araştırmayı amaçladık.

MATERYAL ve METOD
Çalışma, Ekim-Kasım 2004 tarihleri arasında Sağlık Bakanlığı İstanbul Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Romatoloji polikliniğinde görülen, yaşları 35 ile 65 arasında değişen, en az 5 yıldır RA tanısıyla izlenmekte olan 45’i kadın ve 15’i erkek toplam 60 olgu üzerinde yapıldı.
Olguların seçiminde, seropozitif (RF +) romatoid artrit (n=30) ve seronegatif (RF -) romatoid artrit (n=30) olmak üzere 2 alt grup hedeflendi. Kontrol grubu (n=20) sağlıklı bireylerden oluşturuldu. Olgular tanı zamanı, tedavi süresi, sigara içimi, başka bir sistemik hastalığı olup olmadığı, kullandığı ilaçlar yönünden sorgulandı.
Serum örnekleri analiz gününe kadar (yaklaşık 1 ay) -20°C’de saklandı. Serum RF nefelometrik yöntemle (Beckman Coulter, USA), anti-CCP düzeyleri ELISA yöntemi ile ölçüldü (Euroimmun Medizinische Labordiagnostika GmbH, Germany). Intraassay and interassay CV değerleri sırasıyla %4,2 ve 7,8 idi. Serum ACCP düzeyi >5 RU (relative unit)/ml olanlar pozitif kabul edildi.
İstatistiksel analizler için SPSS 10.0 programı kullanıldı. Niceliksel verilerin karşılaştırılmasında normal dağılım gösteren parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Oneway Anova testi ve farklı çıkan grubun tesbitinde Tukey HDS testi kullanıldı. Normal dağılım göstermeyen parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Kruskal Wallis testi kullanıldı. Niteliksel verilerin karşılaştırılmasında ise Ki-Kare testi kullanıldı. Sonuçlar % 95’lik güven aralığında, anlamlılık p<0,05 düzeyinde değerlendirildi. Tanı tarama testi kullanılarak (sensitivite, spesifite vb.) romatoid faktör ve anti-CCP değerlendirmesi yapıldı.

BULGULAR
a) Tüm olguların demografik özellikleri ve laboratuvar verileri tablo 1’de verilmiştir.
b) Kontrol grubu olgularının ESR düzeyleri, seropozitif ve seronegatif olguların ESR düzeylerinden istatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlı düşükken (p=0,001); seropozitif ve seronegatif olguların ESR düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır (p=0,903)
c) Kontrol grubu olgularının CRP düzeyleri, seropozitif olguların CRP düzeylerinden istatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlı düşükken (p=0,001); seronegatif olguların CRP düzeylerinden istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşüktür (p=0,017). Seropozitif ve seronegatif olguların CRP düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır (p=0,096)
d) Gruplara göre olgularda ACCP pozitifliği tablo 2’de verilmiştir. ACCP pozitifliği oranı seropozitif olgularda (%96,7), seronegatif olgulardan (%26,7) istatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlı bulundu (p<0,01). Kontrol grubunda anti-CCP pozitifliği saptanmadı (Şekil 1).
e) RF’nin sensitivitesi %50, spesifitesi %100, pozitif prediktif değeri %100, negatif prediktif değeri %40; ACCP’nin sensitivitesi %61,67, spesifitesi %100, pozitif prediktif değeri %100 ve negatif prediktif değeri %46,51 olarak saptandı.

TARTIŞMA
RA dünya popülasyonunun yaklaşık %1’ini etkileyen, en yaygın otoimmun hastalıklardan biridir. RA tanısının erken konulması, tedavi ile eklem dokusundaki hasarın önüne geçilebilmesi açısından çok önemlidir. RF, RA için bir ölçüde sensitif fakat spesifik olmayan bir parametredir.
RA dışında, diğer otoimmun hastalıklarda, çeşitli enfeksiyonlarda ve sağlıklı kişilerde de sıklıkla yüksek serum düzeyleri saptanmaktadır. Bu nedenle tanısal değeri düşüktür. Kroot ve ark. yeni başlayan romatoid artritli hastalarda anti-CCP-1’in prediktif değerini araştıran ilk kişilerdi. Anti-CCP’i pozitif olan hastalarda 6 yıllık takip sonrası anti-CCP’i negatif olan hastalara göre anlamlı derecede daha şiddetli radyolojik hasar gelişmekte idi. Ancak, multipl regresyon analizinde, bu antikorların gruptaki ilave prediktif değeri yalnızca orta dereceli idi (5). Rantapaa-Dahlquist ve ark. yaptığı benzer tipte bir çalışmada, daha sonra RA gelişen 83 kan vericisinin erken kan örnekleri incelendi. Anti-CCP antikorları hastaların %25’inde hastalık ilk semptomlarının başlamasından 1.5 ile 9 yıl önce tespit edilebilir düzeyde idi (6).
Tampoia ve ark. yaptığı çalışmada ACCP’in sensitivitesini %67.5 ve spesifitesini %99.3 buldular. RF için sensitivite %66.3, spesifite %82.1 idi (7). Solanki ve ark., erken RA’li (hastalık süresi 2 yılın altında olan) ve geç RA’lı (hastalık süresi 2 yılın üstünde olan) hastalarda anti-CCP ve RF’ün spesifitesini araştırdıkları çalışmalarında; erken RA’li hastalarda RF ve anti-CCP’nin sensitivitesi sırasıyla %57 ve %79 idi. Bu oran geç RA’lı hastalarda ise %81 ve %84 idi. Erken RA tanısında ACCP’in RF’den %20 daha sensitif olduğunu bildirmektedirler (8). Vallbracht ve ark., yüksek hastalık aktivitesi ve şiddetli eklem hasarı olan romatoid artritli hastalarda, ACCP’yi bütün RF izotiplerinden daha sık pozitif bulmuşlardır (%81,4 ve %83,6). Aynı çalışmada bütün RF izotipleri negatif olan RA’li hastaların %34.5’de ACCP pozitif bulunmuş ve bu durumda özellikle RF negatif veya belirsiz (sınırda) olan RA’lı hastalarda ilgili testin tanı koyma yeteneğine dikkat çekilmiştir (9). Schellekens ve ark. ACCP antikorlarının RA için çok spesifik (%98) olduğu sonucuna vardılar (2). Lee DM ve Schur PH’nın yaptığı bir çalışmada anti-CCP için sensitivite ve spesifite sırasıyla %66 ve %99; RF için %72 ve %80 idi (10). Zeng ve ark. RA’lı hastaların (n=191) %47.1’sinde, diğer romatizmal hastalığı (n=132) olanların %1,5’inde ACCP’yi pozitif buldular. Anti-CCP antikorlarının sensitivitesi %47, spesifitesi %97.4 idi (11). Meyer ve ark., yeni başlayan RA’sı olan 191 hastayı 5 yıl süreyle prospektif olarak izlemişlerdir. Bu hastaların serum örnekleri AKA, APF ve CCP1 açısından incelenmiş; erezyonlar Van Heijde tarafından modifiye edilen sharp skorları ile değerlendirilmiştir. Sonuçlar, 5 yıl sonra total sharp skorlarında artışın, ACCP antikoru pozitif olan hastalarda (odds oranı 2.5) RF’si pozitif olan hastalara göre (odds oranı 0.7) daha yüksek olduğunu göstermiştir. Araştırmacılar sitrulin protein/peptidlere karşı gelişen antikorların radyografik eklem hasarının iyi prediktörleri olduğu sonucuna varmışlardır (12).
Elde edilen tüm veriler ACCP’nin RA için aslında iyi bir serolojik belirteç olduğunu göstermektedir, birinci basamak diagnostik test olarak kullanılmaya uygun olduğu öngörülebilir.
Çünkü hastalığın klinik tablosu oturmadan önce de sıklıkla tespit edilebilir. ACCP prognostik potansiyeli sayesinde agresif tedavi adaylarını belirlemede de yardımcı olur. Yüksek spesifitesi nedeniyle ACCP RA’yı diğer erozif ve RF pozitif olabilen artrit formlarından ayırt etmede kullanılabilir. ACCP seronegatif RA’lı hastalarda RA teşhisini koymada faydalı olabilir. Çünkü RF negatif RA hastalarının bir bölümünde ACCP pozitif bulunmuştur.
Literatür bilgileri ile uyum gösteren çalışmamızda seronegatif RA’lı hastaların %27’sinde, seropozitif RA’lı hastaların ise %96.7’sinde ACCP’yi pozitif bulduk. Kontrol grubunda hiç ACCP pozitif olgu bulunmadı. Sonuç olarak çalışmamız, RA tanısında anti-CCP’nin RF’ye göre daha iyi bir serolojik belirteç olduğu hipotezini desteklemektedir. ACCP antikorlarının hastalığın sınıflandırma kriterleri arasında kabul edilmesinin, bu hastalarda erken tanı ve tedavi edici yaklaşımlara ek destek sağlayacağı öngörülebilir.

KAYNAKLAR
1. Van Boekel MA, Vossenaar ER, van den Hoogen FH, van Venroo WJ. Autoantibody systems in rheumatoid arthritis: specificity, sensitivity and diagnostic value. Arthritis Res 2002; 4: 87-93.
2. Schellekens GA, Visser H, de Jong BAW, van den Hoogen FH, Hazes JM, Breedeveld FC, van Venrooij WJ. The diagnostic properties of rheumatoid arthritis antibodies recognizing anti-cyclic citrulinated peptide. Arthritis Rheum 2000; 43: 155-163.
3. Schellekens GA, de Jong BA, van den Hoogen FH, van de Putte LB, van venrooij WJ. Citrulline is an essential constituent of antigenic determinants recognized by rheumatoid arthritis-spesific autoantibodies. J Clin İnvest 1998; 101: 273-281.
4. Girbal-Neuhauser E, Durieux JJ, Arnaud M, Dalbon P, Sebbag M, Vincent C, Simon M, Senshu T, Mason-Bessiere C, Jolivet-Reynaud C, Jolivet M, Serre G. The epitopes targeted by the rheumatoid arthritis-assosiated antiflaggrin autoantibodies are posttranslationally generated on various sites of (pro) filaggrin by deimination of arginine residues. J Immunol 1999; 162: 585-594.
5. Kroot EJ, de Jong BA, van Leeuwen MA, Swinkels H, Van den Hoogen FH, van’t Hof M, Van de Putte LB, van Rijswijk MH, van Venrooij WJ, van Riel PL. The prognostic value of anti-cyclic citrullinated peptide antibody in patients with recent-onset rheumatoid arthritis. Arthritis Rheum 2000; 43: 1831-5.
6. Rantapaa-Dahlqvist S, de-Jong BA, Berglin E, Hallmans G, Wadell G, Stenlund H, et al. Antibodies against citrullinated peptide and IgA rheumatoid factor predict the development of rheumatoid arthritis. Arthritis Rheum 2003; 48: 2741-2749.
7. Tampoia M, Brescia V, Fontana A, Maggiolini P, Lapadula G, Pansini N. Anti-cyclic citrullinated peptide autoantibodies measured by an automated enzyme immunoassay: Analytical performance and clinical correlations. Clin Chim Acta. 2005; 355: 137-44.
8. Solanki K, Spellerberg M, Chapman P, Moller P, O’Donnell J. Anti-cyclic citrullinated antibodies: complementary to IgM rheumatoid factor in the early diagnosis of rheumatoid arthritis. NZ Med J 2004; 117: U1097.
9. Vallbracht I, Rieber J, Oppermann M, Forger F, Siebert U, Helmke K. Diagnostic and clinical value of anticyclic citrullinated peptide antibodies compared with rheumatoid factor isotypes in rheumatoid arthritis. Ann Rheum Dis 2004;63:1079-84.
10. Lee DM and Schur PH, Clinical utility of the anti-CCP assay in patients with rheumatic diseases. Ann Rheum Dis 2003; 62: 870-874.
11. Zeng X, Ai M, Gan X, Shi Y, Song Q, Tang F. Diagnostic value of anti-cyclic citrullinated peptide antibody in patients with rheumatoid arthritis. J Rheumtol 2003; 30: 1451-5.
12. Meyer O, Labarre C, Dougados M, Goupille P, Dubois A, et al., Anticitrullinated protein/peptide antibody assays in early rheumatoid arthritis for predicting five year radiographic damage. Ann Rheum Dis 2003; 62: 120-126.

https://www.florence.com.tr/saglikli-yasam/Detay/romatizma-nedir-nasil-tedavi-edilir

http://www.hasekidergisi.com/makale_4370/Romatoid-Artritli-Hastalarda-Accp-anti-cyclic-Citrullinated-Peptideduzeyleri-Orijinal-Arastirma

 

   

 

 

 

 

 

 

Share
309 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+9 = ?

Google Analytics Yandex Merica