logo

reklam
22 Şubat 2017

Çatalca Saraylarında Yenen Yemekler

Çatalca Sarayları

 Çatalca Bizans hükümdarlarının ve Fatih döneminde av merkezi durumundadır. Çatalca’nın, İstanbul’dan sonra devletin ikinci  merkezi olmuştur.Fatih devrinde İstanbul ve çevresindeki Sultan Saraylar ile ilgili olarak Ünlü tarihçi Ahmet Refik Altınay Eski İstanbul adlı eserinde şöyle anlatmakta;Sarayların mutfak defterleri her aya mahsus olmak sürati ile günü gününe bütün müfredatı ile zapt olunurdu.Bu defterlere yiyecek ve içecek olmak üzere saraya ne alınır her ne gelirse,kaffesi,kıyyesi,kantarı,hamaliye hatta fırın ücretleri ile yazılırdı.

İstanbul ve çevresindeki Sultan Sarayları sofralarında yenen etler koyun eti,tavuk, kaz,baş,paca,ve işkembe .

Baharda elli gün kuzu yenirdi.Kuzu verildiği zaman kuşüzümü ve badem vermek usuldendi.

Sarayda yenen sebzeler ise;pırasa,lahana,ve ıspanaktır.

Yemekler ise;Lapai hassa,pidei hassa,(peynirli)pidei hassa (ıspanaklı) mantıl hassa,buranil hassa,çorbai hassa,böreki makiyani hassa,mastavei hassa,dutmaç,börek.sarayda yenen ekmekler ise;namı has,namı beç,böreği cedit,yağlı halka,halka simit,namı pide,mirahuri,namıimam,namı gerde,boğçai berç,namı nohut,namı,sükkari,idi.

Tatlılar;Bal,muhallebi,zerde,kaymak,baklava,helva,sütlü kadayıf

Meşrubatlar;dut şerbeti, pekmez,boza,üzüm şerbeti

Meyvelerler;(mevsime göre) armut,nar,badem en ziyade kullanılırdı.

Saraylara un Bursa’dan,bal Malkara’dan,zeytin İzmit’ten,tuz Eflak’tan,üzüm Kargın’dan ve Ayaş’tan,balık Çatalca Terkos Gölünden,armut ve kestane Bursa-dan gelirdi.

Saraylarda ekseriyeti bal mumu yakılırdı.Kömür;Haslar Kazasına tabi Çatalca  Terkos, Midye, Çilingoz’dan getirilirdi.

Odun;Çorlu ,Silivri,Çatalca ve o taraftaki diğer yerleşim yerlerin halkı eskiden beri’’rüz-ı hızır esnasında’’Karacaköy,Sandal Limanı,Ayapavli, İğneada tersanesi,Karanlık deresi,Ruze,Silahtar,ve Kalangoz deresi iskeleleri yakınlarında ki dağlarda odon kesip neccarlara verirlerdi.Onlarda bu odunları gemilerle İstanbul’a getirdi.Bu sebeple İstanbul’da odun sıkıntısı çekilmezdi.Bu odun kesimleri ruz-ı hızırdan ruz-ı kasıma kadar sürerdi.(BOA-C.BLD.1589/Nisan-1734)

 Nisan ayında yağmur suyu toplamak adetti.

Çatalca Sancağına bağlı Çekmece gölleri mesiresi de  nazara dikkate alınmaya şayandı.

Çatalca Çekmece gölleri mesiresi IV.Murat zamanında bile meşhurdu.

IV.Murat’ın 13 yaşında Sadrazamı  Melek Ahmet Paşa ile evlendirdiği en çok sevdiği genç yaşta ölen kızı Kaya Sultanı Çatalca Hünkar sarayında  evlendirmişti. Edirne’nin  yol güzergahları üzerinde kalması da Çatalca’nın önemini arttırmaktadır..Bu olay, Çatalca’nın gelişmesinde önemli bir etkendir.Bu nedenle Çatalca’da Hünkar Sarayı ve sarayların olduğunu Osmanlı Arşiv belgeleri ile  Evliya Çelebi’den öğrenmekteyiz.Evliya Çelebi Seyahat namelerinde Çatalca Sarayları ve Çatalca Bahçelerini şöyle yazmakta: . Kuşların bu güzel sesleri başka yerde duyulmaz. Bu büyük sarayın çevresi kale gibi duvarlıdır . İçinde bostancı bacısı ve üç yüz bahçıvanı var birçok odaları ve nice köşkleri vardır . Çatal suyu, terazilerle buraya nakledilir .Burada da fıskiye, havuz ve şadırvanlardan havaya yükselerek sel sebil havuzlara dökülür . Her padişahın birer çeşit İrem köşkleri vardır ki, yer yüzünde öyle sanatı hiçbir mimar gösterememiştir . Melek Ahmet Paşa Efendimiz burada misafir olup, Kaya Sultan ile burada buluşarak tam bir hafta cennet bağına benzeyen bağda Hüseyin Baykara Fasılları il e zevk ve safa ettiler.Felekten gün alır gibi oldular.Şehirde bu bağdan başka Veli usta Sarayı, Çataloğlu Sarayı, Kadriağa Sarayı, Hasan Paşazade Sarayı, Kızlar ağası Sarayı gibi daha nice saraylar vardır . ’’

Share
186 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+10 = ?

Google Analytics Yandex Merica