logo

19 Şubat 2017

Tarihi

 

 

Çatalca, Tarihi

Çatalca, tarihte çeşitli isimlerle anılmıştır. M.Ö. 4. yüzyılda, Eski Makedon kralı Büyük İskenderdöneminde kentin kurucusu General Ayametris’in ismine atfen Met­ris, Metraj, Metron veya Metrai olarak yine aynı dönemde kentte yaylağı olan Kral Yağfur’un kızı Haniçe’nin ismine atfen Haniçe olarak adlandırılmıştır. Osmanlı döneminde Çatalburgaz olarak anıldığı, sonrasında yerleşme fethedilir­ken gösterdiği çetinlikten dolayı Çetince olarak adlandırıl­dığı ve zamanla bu ismin Çatalca’ya dönüştüğü bilinmek­tedir (İBB KUDEB:18). Evliya Çelebi ise 17. yüzyılda, dere ve tepeli iki çatal dağın eteğine kurulduğu için yerleşimin Çatalca ismini aldığını söylemiştir (Danışman 1970:37). Çatalca bölgesinin ilk organize yerleşimi, M.Ö.450’li yıllarda Romalılar zamanında şimdiki İnceğiz Köyü’nün bulunduğu yerde idi. Bizans İmparatorluğu Dönemi’nde bol ağaçlık ve ormanlarla kaplı olması sebebi ile hem bir av merkezi1, hem de İstanbul’un yakacak odun ihtiyacı­nın karşılandığı bir yerleşim konumunda olan Çatalca, bu dönemde birçok savaşa sahne olmuştur. Bunun sonucun­da hem Trakya’ya yapılan akınları durdurmak, hem de Vize-İstanbul arasında bulunan su güzergâhını korumak amacıyla Anastasios Surları inşa edilmiştir. Çatalca 1371 yı­lında I. Bayezid tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır ancak bir süre sonra Türklerin elinden çıkan bölge, Fatih Dönemi’nde yeniden fethedilmiştir (İBB KUDEB:18).

(Çatalca, av merkezi olma özelliğini Osmanlı döneminde de sürdürmüş, Avcı lakabı ile tanınan IV. Mehmed (1642-1693)’in avlanmak üzere sık sık bölgeye gelişi ile yerleşme önem kazanmış ve bu durum bölgenin gelişmesinde etken olmuştur. Önemli bir tarım merkezi olduğu bilinen Çatalca’da, Sultan Abdülhamid (1842-1918)’e ait13 çiftlik olduğu bilinmektedir.(İBB KUDEB:18) ve (Gökçen 1996).)

Evliya Çelebi 17. yüzyılda Çatalca’nın 1 han, 1 hamam, 7 tekke ve 270 dükkân ve pek çok saraydan oluşan bağlı, bahçeli bir yerleşme olduğunu ifade etmektedir (Danış­man1970:39,40).

1912-1913 Balkan Savaşı’nda Bulgarlar’a karşı yapılan savunmada Çatalca askerî açıdan önemli rol oynamıştır. 1924 Mübadelesi sonucunda Çatalca ve çevresindeki Rum nüfus Yunanistan’a gönderilmiş, yerine gelen Müslüman Türk asıllı göçmenler bölgede iskân edilmiştir. 1935 yılından sonra, Romanya ve Bulgaristan’dan gelen göçmenler için yeni köyler kurulmuştur (İBB KUDEB:18).

Çatalca, önemli yollar üzerinde bulunması sebebiyle de stratejik açıdan önem taşımaktadır. M.Ö. 2. yüzyılda Romalılar tarafından inşa edilen, Arnavutluk’tan başlayıp Selanik’e kadar devam eden Via Egnetia yolu, İstanbul’dan geçerek Rumeli’ye giden Osmanlı Devleti’nin menzil yollarının sağ kolu ve Rumeli Demiryolları, Çatalca Vilayeti içerisinden geçmektedir.

 

Çatalca Vilayeti’ndeki Tarihi Camilerin Mimari Analizi Arş. Gör. Sezgi Giray Küçük | M.S.G.S.Ü. Mimari Restorasyon Prog.-  Prof. Dr. Kemal Kutgün Eyüpgiller | İ.T.Ü. Mimarlık Fak.                                                                 

 

 

 

 

 

 

Share
246 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+9 = ?

Google Analytics Yandex Merica